yurt hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yurt hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ocak 2012 Pazar
15 - Out of the Circle
Uzun bir süre rutinim sabit ve keyifliydi. Marv, hediyeler, yurt, filmler, eş dost, arada farklı şehirlerdeki dostların yanına ufak kaçamaklar.
Ancak bir süre sonra odada bir şeylerin pek de yolunda gitmediğini fark ettim...
Ayın neredeyse yarısını Kocaeli'nde geçiriyordum. Kızlarla eskisi gibi her gün beraber değildik yani. Ama bir sorunumuz, kavgamız da yoktu. Her şey başından beri olduğu gibi eğlenceliydi.
İlk çıtırtıya dek.
Sekiz gün kadar Kocaeli'nde kaldıktan sonra, İstanbul'a döndüm. Pelin ve Selin odadaydı, sarıldık. Muhabbet ettik biraz. Eşyalarımı yerleştirip bilgisayarımı açtım. Selin internette bir şeyler yapmakla meşguldu. Pelin de bir şeylerle zaman öldürüyordu. Sonra sıkıldı. Dolandı. Eşyalarını düzenledi. Telefonunu kurcaladı. Sıkıntısı geçmeyince ortaya bir öneri attı:
"Aman çok sıkıldım ya! Selin hadi kalk film izleyelim!"
Kalakaldım. Her şeyi üçümüz yaparken, birden bire nasıl sadece ikisine yönelik bir teklif sunabiliyordu ki? Hiçbir şey söylemedim. Birkaç saniye sonra fark etti ve beni de çağırdı, gülümseyerek kabul ettim ama anlamıştım.
Yanlarında olmadığım zamanlarda başbaşa kaldıkça birbirleriyle daha yakınlaşıyorlardı ve her üçlü kız grubunun klasik sonuna doğru ilerliyorduk. Gruptan iki kişi yavaşça yakınlaşır ve üçüncü bir süre sonra çemberin tamamen dışında kalır...
***
Victoria
19 Aralık 2011 Pazartesi
4 - Jim Joins the Story
Değişimin iyi ya da kötü oluşu tartışılır, ama kaçınılmaz olduğu su götürmez bir gerçek.
Selin'le sabahlara kadar yaptığımız konuşmalar kısa süre içinde meyve vermeye başladı. Selin'in bir kadın olarak, bir birey olarak güçlü ve özgür bir duruşa sahip olması için geçirdiğim uykusuz saatlerden, ağrıyan boğazımdan ya da sarf ettiğim çabadan pişmanlık duymuyordum. Zira bir hemcinsimi o şartlarda hayatına devam eden mutsuz bir genç kadın olarak görmek beni daha çok yıpratıyordu. Üstelik bastırıldıkça, özgürlüğünü yanlış yerlerde aradığını öğrenmek beni şaşırtıyordu detayları öğrendikçe. Bana geçmişini açtıkça öğrendiğim kadarıyla; sevgilisinden yediği tokatlardan sonra gizlice öğretmenleriyle vb. ilişkiye girip, olmadık insanlarla yaşadığı gizli saklı kaçamaklarla kendini rahatlatmaya çalışıyordu yıllardır. Ve tüm bunları ufak bir şehrin kendi halinde bir köyünde yapıyordu.Bunun da çok akıllıca bir yöntem olduğunu söylemek zordu.
Selin'in Mehmet'i terk edişi kendisi için attığı en mantıklı adım ve bizim için de bir kutlama sebebiydi. Özgür kaldığı gibi lisedeki öğretmenlerinden biriyle görüşmeye başladı. Çok doğru gözükmese de, en azından ilişkideki rolünün çok daha farklı olması sebebiyle ses çıkartmadık. Zaten hayat onun hayatıydı, tek öğrenmesini istediğimiz de bu değil miydi?
Pelin de aynı zamanlarda bir erkek arkadaşta karar kıldı. Kemalettin bizden yaşça oldukça büyük, kendi işinin sahibi, çok zengin bir adamdı. Pelin yurt içerisinde bizlerle zaman geçirirken ne kadar dobra, eğlenceli bir kadınsa, erkeklerin içindeyken bir o kadar yapay bir kadına dönüşüyordu. Çocuk sesiyle konuşan, ne dese onaylayan, kendini zarif ve güzel göstermek için her şeyi yapan bir kadına. Aramızda sağlam bir dalga konusuydu bu, gülmemizi ve şakalarımızı kırıcı bulmadığından, sorun yoktu.
Kızların dışında, benim de hayatım bir şekilde akıyordu. Sınavlar daha başlamamıştı, bekardım, bir sürü flörtüm vardı ve keyfim yerindeydi. Marv'ın varlığı da beni keyifli kılıyordu. Son günlerde Jim ile çok sık konuşuyordum. Jim yıllardır online olarak arkadaşlık ettiğim, birkaç kez de yüzyüze zaman geçirdiğim bir arkadaşımdı. Ancak son zamanlarda iş biraz flörte dönmüştü, benim de bu tip bir muhabbete ihtiyacım var. Marv ile Jim'in kocaman bir ortak noktası vardı: Kocaeli. İkisi de orada yaşıyordu ve Marv Kocaeli'ne gidip misafiri olmamı çok sık teklif ediyordu. Benimle zaman geçirebilmek tek gayesiydi. Belki de kısa bir Kocaeli tatili hem ikisiyle de zaman geçirebilmemi sağlar, hem de eğlenceli olurdu. Düşünmeye değerdi.
Bu fikrimi Marv'a açtığımda çok mutlu oldu. Önce Jim ile koca bir günü ve geceyi geçireceğimi biliyordu. Bunun onu mutsuz ettiği de aşikardı. Ama sonrasında ben vardım. Daha ne dileyebilirdi ki?
Kocaeli yolculuğumdan bir gün önce İstanbul'a gelmeyi, benimle İstanbul'da zaman geçirmeyi, ertesi günde Kocaeli'ne beraber dönmemizi teklif etti. Kulağa güzel geliyordu. Gelmesini söyledim.
Her zamanki dakikliği ile aradı beni söylediği gün ve saatte, İstanbul'daydı.
Victoria
18 Aralık 2011 Pazar
3 - New Sisters
Marv'la görüşmüş olmak içimdeki duygularda bir değişiklik yaratmamıştı. O hala eğlenceli, zaman geçirilesi bir adamdı ve fazlasını istemiyordum. O ise bana her gün daha da bağlanıyor, daha da üzerime düşüyordu.
Hayat pek fena sayılmazdı. Okulun ilk senesi olduğundan dersler pek zorlamıyordu. Kaldığım yurt özel bir yurttu ve lüks olduğu söylenebilirdi. Kızlarla terasta kahvaltı edip, saatlerce kahve - sigara sefası yapıp, akşamları sauna ile şenlendiriyor, sonra odalarımızda bir süre daha muhabbet edip yataklarımıza yollanıyorduk. Benim günüm çoğundan daha geç bitiyordu. Herkes yattığında, laptopun başına geçiyordum.
Odamdaki kızlarla aram oldukça iyiydi. Pelin'in aşk maceralarını dinlemek çok eğlendiriyordu mesela beni. İlk tanıştığımız gün bir görüşülecekler listesi vardı ve adamların her biriyle tek tek kahve içmeye gidip sonra gözlemlerini bizimle paylaşarak sevgilisi olacak adamı belirleme yolunda kendince ilerliyordu. Selin ise ilk başlarda sergilediği biraz sakin, basık tutumu üzerinden attıkça bazı şaşırtıcı şeyleri keşfediyordum. Yıllardır beraber olduğu bir adam vardı ve adam ona hayvan gibi davranıyordu. Düz, kapalı kıyafetlerinin; ders dışında yurttan çıkmayışlarının sebebi oydu. Sevgilisi Mehmet'ten dolayı hayatı baskı altında geçiyordu hayır, bu rutinden mutlu değildi. Ama alışkanlık nasıl bir denizdir bilirsiniz. Denizden dışarı çıktığınızda sizi enfes bir plajın kucaklayacağını bilseniz de, vücudunuzun alıştığı ısıdan, suyun yumuşaklığından ayrılmak istemezsiniz bir süre. Su dalgalı da olsa, ısısı tatmin edici olmasa da, plaj tüm cazibesiyle beklese de sizi ve her şeyden öte, yüzmekten ölesiye yorulsanız da çıkmak istemezsiniz. Zira korkarsınız. Yeni bir düzen, risk demektir. Tanıdığınız karanlık, boğucu sular bile, riskli olandan daha cazip gelir.
Selin için işler bu kanuna uygun ilerliyordu. Oturup ağlamayı, yeni bir sayfa açmaya tercih ediyordu. Neredeyse her gün, saatlerce ona ne kadar güzel bir kadın olduğunu, zeki olduğunu, kimseye muhtaç olmadığını ve ona böyle davranabilen bir insanı hayatında tutmaması gerektiğini anlatıyor, korkularının yersiz olduğunu göstermeye çalışıyordum.
Bunun dışında muhabbet sık sık Marv'a geliyordu, zira kızlar nedense onunla olmam konusunda aşırı ısrarcıydılar. Bir sonraki görüşmemiz, bir konuşma arasında çiğköfteyi ne kadar çok sevdiğimi söylediğim Marv'ın oturup, öğrenip, elleriyle bana hazırladığı çiğköfteleri İstanbul'a getirmesi ile gerçekleşti. Ve tüm bunlar benim değil, kızların kalbini çalıyordu inatla. Arkadaşlık güzeldi, fazlasıyla işim yoktu.
Hem sırf bana aşık diye, birine aşık olamazdım durduk yere. Değil mi?
...
Victoria
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


